Rusya’ya bağlı Adıgey Cumhuriyeti’ndeki Ajiş Sıradağları’nda, yaklaşık MÖ 10. ve 9. yüzyıllarda yaşamış Proto-Meot topluluğuna ait bir yerleşim alanı ve mezarlık tespit edildi. Kazılarda beş ocak kalıntısının yanı sıra kemikten yapılmış ok ucu, süslemeli seramikler, hayvan kemikleri ile buğday ve arpa taneleri bulundu. Aynı arkeolojik alanda yer alan ve yaklaşık MÖ 3. binyıla tarihlenen daha eski bir kurgan ise bölgenin farklı dönemlere uzanan geçmişini ortaya koyuyor.
Rusya Bilim Vakfı tarafından desteklenen “Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı’nda Kuzey Kafkasya: İnsanlar, Atlar ve Metal” başlıklı proje kapsamında yürütülen araştırmalar, Ajiş Sıradağları’nda yaklaşık 3 bin yıl önce yaşamış topluluğun gündelik hayatına ilişkin yeni bilgiler sağlıyor.
Adıgey Cumhuriyeti Başkanı Murat Kumpilov’un açıkladığı araştırmalar, daha önce bulunan Proto-Meot mezarlığının yakınında bir yerleşim alanının da bulunduğunu ortaya koydu. Böylece araştırmacılar, aynı topluluğun yaşam alanı ile mezarlığını birlikte inceleme olanağı elde etti.
Projenin bilimsel yürütücülüğünü tarih bilimleri doktoru Anatoliy Kantoroviç üstleniyor. Adıgey’deki saha çalışmalarını ise Doğu Halkları Sanatları Devlet Müzesi çalışanı, tarih bilimleri doktoru Vladimir Erlikh yönetiyor.
Aynı alanda farklı dönemlere ait kalıntılar
Bölgedeki arkeolojik araştırmaların önemli bir aşaması, 2023 yılında Ajiş-16 kurganında gerçekleştirilen kazılarda yaşandı. Yaklaşık MÖ 3. binyıla, yani Eneolitik dönem ile Erken Tunç Çağı arasına tarihlenen kurgan alanında, çok daha geç bir döneme ait Proto-Meot mezarlığı ortaya çıkarıldı.
Mezarlıkta belirlenen 22 gömüden elde edilen buluntuların incelenmesi ve yapılan radyokarbon analizleri, gömülü kişilerin yaklaşık MÖ 10. ve 9. yüzyıllarda yaşadığını gösterdi. Bu tarihler, Geç Tunç Çağı sonları ile Erken Demir Çağı başlangıcına karşılık geliyor.
Dolayısıyla yaklaşık MÖ 3. binyıla tarihlenen kurgan ile yaklaşık MÖ 10. ve 9. yüzyıllara tarihlenen Proto-Meot mezarlığı aynı döneme ait değil. Aynı arkeolojik alanda bulunan bu kalıntılar, bölgenin farklı tarihsel dönemlerde kullanıldığını gösteriyor.
Mezarlıkta bulunan bronz ve diğer metal nesneler ile arkeolojik materyaller, Güney Kafkasya ile bağlantılara işaret ediyor. Araştırmacılar, bu bulguların Ajiş Sıradağları üzerinden geçmişte bir ticaret güzergâhının kullanılmış olabileceği ihtimalini desteklediğini belirtiyor.
Mezarlığın yakınında eski bir yerleşim bulundu
Mezarlıkta yapılan incelemeler, gömü alanının yakınlarında bu topluluğun yaşadığı bir yerleşim bulunabileceği düşüncesini doğurdu. Önceki kazı sezonlarında bu varsayımı destekleyen bulgulara ulaşılmasının ardından araştırmalar genişletildi.
Son kazılarda dört küçük ve bir büyük olmak üzere toplam beş ocak kalıntısı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, ocakların yanı sıra kemikten yapılmış bir av oku ucu, süslemeli seramik parçaları ve çok sayıda hayvan kemiği buldu.
Bu kalıntılar, yaklaşık 3 bin yıl önce bölgede yaşayan topluluğun günlük yaşamına ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Yerleşim alanı ile mezarlığın birlikte incelenmesi, dönemin toplumsal yapısının ve ekonomik faaliyetlerinin daha kapsamlı biçimde araştırılmasına olanak sağlıyor.
Ajiş Sıradağları gibi dağlık bir alanda yerleşim izleriyle mezarlığın aynı arkeolojik kompleks içinde incelenebilmesi, araştırmacılar açısından ayrıca önem taşıyor.
Avcılık ve hayvancılık günlük yaşamın önemli parçalarıydı
Arkeologlar ile Kafkasya Devlet Doğa Koruma Alanı uzmanlarının birlikte yürüttüğü incelemelerde, Proto-Meot topluluğunun hayvancılıkla uğraştığını gösteren bulgular elde edildi.
Araştırmalara göre topluluk büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriyor, çevredeki ormanlık alanlarda ise avcılık yapıyordu. Hayvan kemikleri arasında koyun, dağ keçisi, karaca ve yaban domuzuyla ilişkilendirilen kalıntılar bulunuyor. Küçük yapılı atlara ilişkin bulgular da topluluğun hayvan varlığı ve kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi sağlıyor.
Hayvan kalıntılarının incelenmesi, hangi türlerin evcil hayvan olarak yetiştirildiğinin ve hangilerinin avlandığının belirlenmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, bu çalışmalarla topluluğun beslenme düzenini ve hayvancılık faaliyetlerinin niteliğini daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
3 bin yıl öncesine ait buğday ve arpa kalıntıları
Ajiş Sıradağları’ndaki kazıların dikkat çekici bulgularından biri de yerleşim alanında tespit edilen bitki kalıntıları oldu. Araştırmacılar, eski topluluğun hangi bitkileri yetiştirdiğini ve beslenmesinde neler kullandığını belirlemek için flotasyon yönteminden yararlandı. Bu yöntemde kazı toprağı suyla yıkanarak tohumlar ve küçük bitki parçaları gibi organik kalıntılar ayrıştırılıyor.
Moskova’daki Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacı Aleksey Sergeyev’in verdiği bilgiye göre, yerleşimden alınan toprak örneklerinde arpa ve tek taneli buğdaya (einkorn) ait taneler bulundu. Örneklerde başka bitkilere ait kalıntılar da tespit edildi.
Bu bulgular, Proto-Meot topluluğunun yalnızca avcılık ve hayvancılıkla geçinmediğini, tarımsal üretimle de ilişkili olabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte, tahıl kalıntılarının bulunması tek başına tarımın topluluğun temel geçim kaynağı olduğunu kanıtlamıyor. Bitki kalıntılarının ayrıntılı incelenmesiyle üretimin kapsamı ve bu ürünlerin günlük yaşamda nasıl kullanıldığı daha net anlaşılabilecek.
Araştırmacılar bundan sonraki aşamada bitki kalıntılarının türlerini belirlemeyi, Adıgey ve Kuzey Kafkasya’daki diğer arkeolojik alanlardan elde edilen örneklerle karşılaştırmalar yapmayı ve dönemin iklim koşullarının tarımsal üretim üzerindeki etkilerini incelemeyi planlıyor.
Bu çalışmaların, tarımın Kuzey Kafkasya’da ne zaman yaygınlaştığının ve dağlık bölgelerde yaşayan toplulukların hangi tarım tekniklerini kullandığının anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Kuzey Kafkasya’nın eski tarihine yeni veriler
Ajiş Sıradağları’nda ortaya çıkarılan yerleşim alanı ve mezarlık, Geç Tunç Çağı ile Erken Demir Çağı arasındaki dönemde Kuzey Kafkasya’da yaşayan toplulukların ekonomik ve kültürel ilişkilerini anlamak açısından önem taşıyor.
Adıgey Cumhuriyeti Başkanı Murat Kumpilov, disiplinler arası araştırmaların bölgedeki arkeolojik kültürlerin oluşumunu ve topluluklar arasındaki kültürel ve teknolojik alışverişi anlamaya katkı sağlayacağını belirtti. Kumpilov, bu tür çalışmaların bölgenin eski tarihinin yeni bulgular ışığında değerlendirilmesine olanak tanıdığını ifade etti.
Kazıların sürdüğü arkeolojik komplekste elde edilen buluntuların restorasyon ve belgeleme çalışmalarının ardından müze koleksiyonlarına kazandırılması planlanıyor. Hayvan ve bitki kalıntıları üzerinde yapılacak incelemelerin ise yaklaşık 3 bin yıl önce Ajiş Sıradağları’nda yaşayan topluluğun beslenme alışkanlıkları, üretim faaliyetleri ve çevresiyle ilişkileri hakkında daha ayrıntılı bilgiler sunması bekleniyor.
—
https://www.kuban.kp.ru/daily/277803.5/5284483 , 02/08/2026

