Dağıstan’daki Andreyaul Ören Yeri (Andreyavul Kent Yerleşimi) ve bu alanla bağlantılı kurgan mezarlığında yürütülen yeni arkeolojik kazılar, M.S. ilk yüzyıllarda Kuzeydoğu Kafkasya’da yaşanan tarihi süreçlere ilişkin ezberleri bozdu. Yıllardır öncelikli olarak Hazar Kağanlığı dönemiyle ilişkilendirilen tarihi merkezin, aslında Sarmat ve erken dönem Alan nüfusuyla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Kafkasya Kafilesi Başkanı Vladimir Malaşev, elde edilen yeni verilerin Geç Antik Çağ ve Erken Orta Çağ döneminde bölgedeki kültürel ve siyasi süreçleri yeniden değerlendirmeyi zorunlu kıldığını açıkladı.
Yol İnşaatı Tarihi Değiştirdi
Koruma ve kurtarma kazıları, R-217 “Kafkas” federal karayolunun Hasavyurt çevre yolu inşaatı kapsamında 2024 yılında başladı ve 2026 yılında da devam ediyor. Yol yapım sahasında kalan Novolakskoye ve Hasavyurt ilçelerindeki çok sayıda kurgan grubu çalışma kapsamına alındı.
Hasavyurt ilçesinde yer alan Andreyaul Ören Yeri, Dağıstan’daki Geç Antik Çağ’a ait en büyük arkeolojik alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Geniş yüzölçümü, kalın kültür katmanı ve gelişmiş savunma sistemi, buranın Tersek-Sulak nehirleri arasındaki bölgenin erken kentleşmiş ana yönetim merkezi olduğunu gösteriyor.
“Hazar Şehri” Ezberi Yıkıldı: Kronoloji V. Yüzyılda Son Buluyor
Yaklaşık 150 yıldır incelenen ve daha önce M.S. 1. ila 8. yüzyıllar arasına tarihlendirilen yerleşimin, yazılı kaynaklarda geçen Hazar kentlerinden biri olduğu düşünülüyordu. Ancak kültür katmanları ve mezarlıklardan çıkarılan yeni bulgular, yerleşimin en geç M.S. 5. yüzyılda terk edildiğini gösterdi.

Hazar Kağanlığı’nın bölgedeki en parlak dönemine çok daha sonra ulaştığı dikkate alındığında, Andreyaul’un doğrudan Hazar dönemiyle olan bağı zayıflamış oldu. Arkeolog Vladimir Malaşev, Hazarların bölgedeki rolünün tamamen göz ardı edilmediğini, ancak arkeolojik veriler ışığında sanıldığından daha ikincil bir düzeyde kaldığını ifade etti.
Kurgan Mezarlarındaki İzler: Sarmatlar ve Kafkas Albanyası
Kurgan altı mezarlarda tespit edilen farklı defin gelenekleri, bölgenin nüfus yapısındaki katmanları ortaya koydu:
- M.S. 2. – 3. Yüzyıl (Sarmat Evresi): İlk dönem mezarları, Kuzey Kafkasya bozkırlarında yaşayan Sarmat dönemi nüfusuyla ilişkilendirildi. Mezarlarda bulunan takılar ve eşyalar kesin tarihlendirme yapılmasını sağladı.
- Kafkas Albanyası İle Ticaret: Kazılarda, M.Ö. son yüzyıllardan Erken Orta Çağ’a kadar Doğu Kafkasya’da varlığını sürdüren antik Kafkas Albanyası (günümüz Azerbaycanı ve Güney Dağıstan) devletine ait kırmızı kilden yapılmış üç ayaklı kaplar (tripod) bulundu.
M.S. 3. Yüzyılda Seçkinlerin Değişimi ve Alan Göçü

Mezarlıktaki bir sonraki evre ise erken dönem Alan kültürü taşıyıcılarıyla şekillendi. Orta Terek bölgesindeki katakomp mezar mimarisiyle birebir benzerlik gösteren yapılar, Orta Terek’ten Kuzey Dağıstan’a doğru ciddi bir nüfus göçü yaşandığını gösteriyor.
Gömü ritüelleri ve mezarlıkların konumunu inceleyen arkeologlar, M.S. 3. yüzyılın ortası ile ikinci yarısı arasında bölgede bir “seçkin değişimi” (yönetici sınıfın el değiştirmesi) yaşandığı hipotezini öne sürüyor. Erken dönem Alan kültürünü getiren bu topluluklar, zamanla Andreyaul bölgesinde hakim güç haline geldi.
“Hazar Vurgusu Azaldı, Alan Hakimiyeti Öne Çıktı”
Kuzeydoğu Kafkasya, Hazar Denizi kıyısından Derbent Geçidi’ne ve oradan da Ön Asya’ya uzanan stratejik bir ticaret ve askeri hat üzerinde yer alıyordu. M.S. 5. yüzyılda Sasani İmparatorluğu (özellikle Şah II. Yezdigirt dönemi) Derbent çevresinde devasa tahkimatlar kurarak bu koridoru denetim altına almaya çalışmıştı.
Andreyaul yerleşiminin M.S. 3. ve 5. yüzyıllar arasında Sarmat-Alan dünyasının bir parçası olduğunun kesinleşmesi, bölgesel güç dengelerinin yeniden okunmasını sağladı.
Vladimir Malaşev durumu şu sözlerle özetledi:
“Arkeolojik açıdan Hazarların bu merkezdeki rolü biraz geriledi; gündemden tamamen çıkmadı ama azaldı. Artık ana vurgu, burada hakim konuma yükselen Alan kültürü taşıyıcılarına kaymış durumdadır.”
