İNAL TAMZOUK
Şakobze (Avcı dili), 18. ve 19. yüzyıllarda Çerkesya’da yalnızca prens ve soylu sınıf tarafından kullanılan, standart Çerkesçe ile benzerlik taşımadığı söylenen gizli bir dildi. Batı Çerkesçesi’nde ШэкIуабзэ veya ШакIобзэ, Doğu Çerkesçesi olan Kabardeyce’de ЩакIуэбзэ olarak yazılmakta olup, şako (avcı) + bze (dil) kelimelerinden oluşmaktadır. Halkın bu dili konuşması yasaktı ve aristokrat sınıf bu jargonu feodal hiyerarşiyi korumak, askeri planları gizlemek ve soyluluk ayrıcalığını pekiştirmek amacıyla kullanıyordu. Bu dönemdeki önemli Avrupalı seyyahların çoğu bu dilin varlığından söz etmiştir. En kayda değer olarak Jacob Reineggs (1784-1793), Peter Pallas (1793-1794), Jan Potocki (1797-1798), Julius Klaproth (1807-1808), Frédéric Dubois de Montpéreux (1833-1834) ve James Stanislaus Bell (1837-1840). Reineggs ve Pallas bu dili saray dili olarak da kaydetmiştir. Çerkes soyluları için savaş, avcılık ve tatbikatlar önemli uğraşlardandı ve seferlerde planların gizli tutulması esastı.

Polonyalı seyyah Jan Potocki, bu dilin “Choupchouoa” adı verilen savaşçı kampı ritüelinde kullanıldığını aktarmıştır. Bu ritüelde Eylül ayının ilk günlerinde her bir prens, kendisine bağlı sadık soylularla birlikte yüzlerine peçe maske takarak ormanlara veya dağlara çekilip ağaç dallarından kurdukları barınaklarda askeri kamp yaparlardı. Kamp süresi altı hafta sürer ve bu süreçte şakobze dışında iletişim kurmak yasaktı. Prensin ailesinden bile kimsenin katılamadığı bu kamplara başka uluslardan gizli müttefikler de maskeyle gelir ve maskeler sayesinde grupta kan davalılar varsa birbirini tanımaları önlenirdi. Gruptaki kişilerin kimliğini yalnızca prens bilirdi ve kamp boyunca maskeli gruplar halinde hedeflere baskınlar düzenlenirdi. Düşman bölgesi de bu geleneğin farkında olduğundan saldırılara karşı uyanık olurdu ve bu sebeple çatışmalar daha şiddetli geçerdi. Prensler kimliklerini sakladıkları için saldırı anında bağışlanmayıp öldürülebilirdi. “Choupchouoa” kelimesinin B. H. Bgajnokov ve S. H. Hotko tarafından süvari konaklama yeri anlamına gelen Şupşı’e (ШупщыIэ) kelimesi olduğu tespit edilmiştir.

Jan Potocki bazı kelimeleri öğrendiğini, Georgiyevsk şehrinde dili bilen birinin gösterildiğini ve sözlük hazırlamayı planladığını kaydetse de bu çalışmayı ya yapmamış ya da yayınlamamıştır. Potocki bu dil hakkındaki verileri Rus ordusundan Yüzbaşı Wilkowski’den edinmişti. Seyyah Jacob Reineggs ise bu gizli jargona ait 18 kelimeyi Almanca yazım kurallarıyla kaydetmiştir ve dilin bilenen tek örnekleri bunlardır:
Göz – paphle,
kulak – baetãõ,
at – kaepe,
inek – ptschakokaff,
keçi – tkemeschae,
ateş – naeghune,
kadın – uppe,
para – paschae,
yağmurluk – schuwghae,
çalmak – tewrettgllo,
kafa – brugg,
tüfek – wũp,
deve – ptschakoaentsche,
koyun – fogabbe,
su – scheghs,
çocuk – aclewsae,
ekmek – naekuschae,
kürk – schufae.
Julius Klaproth dilin var olduğunu ancak konuşan kimse bulamadığını, bunun ya şanssızlıktan ya da bilenlerin gizliliği korumak amacıyla dili anlamadıklarını söylemelerinden kaynaklandığını belirtmiştir. Klaproth, dilin orijinal Çerkesçe veya başka dillerle benzerliği olmayan bağımsız ve yapay bir dil olduğunu ve 18. yüzyılın başlarında kullanılmaya başlandığını ve genel edebi yapıdan ziyade savaş zamanında ihtiyaç duyulan kelimeleri ve kalıpları içerdiğini kaydetmiştir.
Reineggs, dili “Sikowschir” olarak kaydetmiş, Klaproth ise doğrusunun Şakobze olduğunu belirtmiştir. Bazı çağdaş araştırmacılar “Sikowschir” kelimesinin sefer dili anlamına gelen Zekobze olduğu hipotezini öne sürmüştür. Montpereux, soyluların halktan değil dışarıdan gelmiş olabileceğini bu dili öne sürerek savunmuşsa da bu iddia modern araştırmacılar tarafından reddedilmiştir. Düşman bölgesine girilmeden önce planlar gizli tutulur, gece karanlığında ilerleyen akıncı gruplarında Şakobze kullanılırdı. Blaramberg, iletişim kanalı bulunmadığı için askeri parola ve kodlamaların bu şifreli diller aracılığıyla yapıldığını yazmıştır. Çerkeslerde çeşitli amaçlarla kullanılan başka jargonlar kaydedilmiş olsa da hiçbiri Şakobze gibi ayrı bir dil değildir. Çünkü Şakobze standart Çerkesçeyle fonetik veya kök bakımından benzerlik taşımayan bağımsız kelimelerden oluşuyordu. Dilbilimci John Colarusso’nun bir muhbiri, Şakobze’nin Çerkesçe’ye dayandığını, karmaşık biçimde kelimelerin yerini değiştirerek ve ses birimlerini değiştirerek şifrelendiğini öne sürmüştür.
1830’lu yıllarda Batı Çerkesya’yı ziyaret eden James Bell de bu dilin varlığını, adını belirtmeden kaydetmiştir. Anlatımına göre o dönemde Kuban çevresindeki bölgelerin ovalık olması ve Rus saldırılarının yıkıcı etkisi sebebiyle bazı zamanlarda saldırmazlık antlaşmaları yapılıyordu. Bu bölgelerin soyluları tarafsızlık statüsünü bozmamak, Rus misillemesinden korunmak ve deşifre olmamak için Rusya’ya düzenledikleri seferlerde “sınıflarının kadim bir ayrıcalığı” olarak yüzlerini maskeler ve casusların sızmasını engellemek için gizli bir jargon kullanırdı. Buna örnek olarak suikastle öldürülen Çemguy prensi Cambolet Boletıko’nun Rus General Zass tarafından bu seferleri yapmakla suçlandığını vermiştir. Dönemin bir başka İngiliz seyyahı John Longworth, Bjeduğ prensi Pşıkuy Ahecagoko’nun Rus tarafınca tanınmamak için maske takarak Şapsığların seferlerine bizzat katıldığını aktarmıştır. Longworth, maskeyle sefere çıkmanın Çerkes prenslerinin geçmişteki bazı dönemsel Saturnalia geleneklerine benzediğini ve bunun onların eski bir adeti olduğunu belirtmiştir, ancak Şakobze’den bahsetmemiştir.
Şakobze popüler kültürde de yer bulmuştur. Frank Herbert’in Dune romanında ve uyarlaması olan filmlerde bir halkın konuştuğu Chakobsa dili, Şakobze’den esinlenilmiştir. Ancak bu kurgusal dil linguistik olarak Roman, Sırp-Hırvat ve Arapça dillerine dayanır. Bunun sebebi, yazarın orijinal Şakobze kelimelerine ulaşamaması olarak açıklanmıştır.
Kaynakça_____:
– Hotko, S. H. (2008). Цивилизация Кабарды [Kabardey Uygarlığı] (s. 150–151, 285–288, 475–476). Sankt-Peterburg Üniversitesi Yayınevi.
– Şeucen, A. H. (2022). Адыги: Том II. В 2-х томах. ШэкIуабзе: «тайный язык» черкесских феодалов [Adigeler: Cilt 2. Çerkes Feodallerinin “Gizli Dili”] (Cilt 2, s. 563–564). Poligraf-YUG.
– Gardanov, V. K. (Ed.). (1974). Адыги, балкарцы и карачаевцы в известиях европейских авторов XIII—XIX вв. [XIII—XIX Yüzyıl Avrupalı Yazarların Eserlerinde Adigeler, Balkarlar ve Karaçaylar] (s. 226, 269–270, 374–375, 452, 521). Kabardino-Balkar Bilimsel Araştırma Enstitüsü. Nalçik: Elbrus Yayınevi.
– Reineggs, J. (1796). Allgemeine historisch-topographische Beschreibung des Kaukasus [Kafkasya’nın Genel Tarihsel ve Topografik Betimlemesi] (Erster Theil, s. 245–248; Ed. F. E. Schröder). Gerstenberg und Dittmar.
– Potocki, J. (1829). Voyage dans les steps d’Astrakhan et du Caucase. Histoire primitive des peuples qui ont habité antérieurement ces contrées. Nouveau périple du Pont-Euxin [Astrahan ve Kafkasya Bozkırlarında Seyahat. Bu Bölgelerde Daha Önce Yaşamış Halkların İlkel Tarihi. Karadeniz’in Yeni Seyir Defteri] (Cilt 1, s. 168–169; Ed. M. Klaproth). Merlin.
– Blaramberg, İ. (2010). Историческое, топографическое, статистическое, этнографическое и военное описание Кавказа [Kafkasya’nın Tarihsel, Topografik, İstatistiksel, Etnografik ve Askeri Betimlemesi] (çev. İ. M. Nazarova, s. 146). Nadyrşin Yayınları.
– Klaproth, J. von (1814). Travels in the Caucasus and Georgia, Performed in the Years 1807 and 1808, by Command of the Russian Government [Rus Hükümetinin Emriyle 1807 ve 1808 Yıllarında Kafkasya ve Gürcistan’a Gerçekleştirilen Seyahat] (s. 35, 310, 328). Henry Colburn.
– Dubois de Montpéreux, F. (1839). Voyage autour du Caucase, chez les Tscherkesses et les Abkhases, en Colchide, en Géorgie, en Arménie et en Crimée [Kafkasya Çevresinde, Çerkesler ve Abhazlar Arasında, Kolhis, Gürcistan, Ermenistan ve Kırım’da Seyahat] (Cilt 1, s. 141–142). Librairie de G. A. Dentu.
– Pallas, P. S. (1799). Bemerkungen auf einer Reise in die südlichen Statthalterschaften des Russischen Reichs in den Jahren 1793 und 1794 [1793 ve 1794 Yıllarında Rus İmparatorluğu’nun Güney Genel Valiliklerine Yapılan Bir Seyahatte Edilen Gözlemler] (Erster Band, s. 390). Gottfried Martini.
– Bell, J. S. (1840). Journal of a Residence in Circassia during the Years 1837, 1838 and 1839 [1837, 1838 ve 1839 Yıllarında Çerkesya’da Bir İkamet Günlüğü] (Cilt 1, s. 357, 420–422; Cilt 2, s. 141). Edward Moxon.
– Longworth, J. A. (1840). A Year Among the Circassians [Çerkesler Arasında Bir Yıl] (s. 134). H. Colburn.
– Gladiopress. (2024, 17 Nisan). Frank Herbert: The Dune Behind Dune. Gladiopress. https://www.gladiofreeeurope.com/episodes/frank-herbert-the-dune-behind-dune
– Colarusso, J. (1988). The Northwest Caucasian Languages: A Phonological Survey [Kuzeybatı Kafkas Dilleri: Ses Bilimsel Bir İnceleme] (s. 11). Routledge.
Hits : 117